Home » Sevgil Günlük

Sevgil Günlük

parallel universe

Sevgili yazarken tam yazamadığını farketmez de gönder tuşuna bastıktan sonra görürsün ekranda yazdığını. İlk başta herşey normal gibi dururken, çoğu zaman normalin ne olduğunu sorgularken, içerlerden bir his uyarır bir yanlışlık olduğunu. Sevgil nedir ya? Sanki tam sevememiş de sevgisi hepsini sunmaya eksik kalmış gibi. Belki de küçük bir çocuğun komşu anneye sorduğu “müsaitseniz annemgiller bu akşam size gelmek istiyorlar” gibi. Aşkito’dan iyidir be günlük. Bugüne kadar çok günlük yazdık ama sen bunların arasından en sevileni olduğunu bil diye sana bu ismi taktık.

Sevgil günlük bu yazımızda yasal sorumluluk reddi ve paralel evrenlerden bahsedeceğiz. Okuyucularımızı her zaman uyarmak gerektiğini düşünüyorum.

Bu sitedeki yazılar, yazılarda bahsedilen karakterler, kişiler, nesneler, olaylar, araçlar ve bazı kelimeler, isimler, şehirler, hayvanlar ile ilgili anlatılanlar paralel bir evrende geçmekte olup gerçek dünyadaki olaylara, isimlere, kişilere benzerlikleri tamamen tesadüfidir. Bunların paralel evrende geçmediğini bilmemeniz yazarı bağlamaz, olsa olsa Iowa kaymakamını bağlar.

Paralel evrenlerle ilgili görüşümü de aktarmak isterim. Kimi araştırmacılar paralel evrenlerin olmadığını, kimisi evrenin bing bang yani büyük patlama ile oluştuğunu, kimi de büyük patlamanın bir öncülünün olduğunu belirtmektedir. Hatta son dönemde takip ettiğim makale ve videolarda aslında büyük patlamanın iki paralel evrenin birbirine çarpışıp oluşturduğunu da iddia etmektedirler. Tahtalarca yazdıkları denklemlerin açıklaması böyledir. Paralel dediğimizde illa ikisini de 90 derecelik açı ile kesen bir çizgi, yüzey olmasına gerek yok, çoklu evren (multiverse) ve tekil evren (universe) kavramlarının daha iyi anlaşılması için ifade ettiklerini düşünüyorum.

Bu araştırmacılar daha içinde yaşadıkları evreni tam olarak açıklayamazken, kavrayamazken bu evrenin açıklamasını başka bir evrenle yapmaya çalışmaktadırlar. Merdiveni başka bir merdiven ile anlatmak, mavi rengi gösterip mavi budur demek yeterli olmayabilir. Ayrıca büyük patlamanın bir öncülü var mıdır sorusu da halen kafa karıştırmaktadır. Örneğin doğayı açıklamaya çalıştığımız fizik kanunları büyük patlamadan sonra mı oluşmuşlardır yoksa büyük patlamadan önce bu kanunlar mevcut muydu? Bu duruma yapılacak açıklamalar ışık hızı, plank sabiti gibi sabit olarak kabul ettiğimiz bir çok değişmezin durumunu açıklamak için yeterli durmamaktadır. Yani hiç birşey yoktu, sonra büyük patlama oldu vs. vs. demek ile evreni açıklamak pek mümkün görünmemektedir.

Bu seferlik evrende bırakalım konuyu. Tesadüf (coincidence), rastgele (random) gibi konuları da başka bir yazıda okuruz.