Home » Norbekov

Norbekov

Lisans yıllarımda boş zamanlarımda merak ettiğim konularda yeni, ilginç kitapların olup olmadığına bakmak için D&R’a giderdim. Ankara’da okuduğum için buradaki AVM’lerden birini okula yakınlığı sebebiyle özellikle tercih ediyordum. Raflar arasında gezinip ilgimi çeken kitapları kucağımda toplar sonrasında D&R’ın üst katında bulunan koltuklu kısma çıkar, kahvemi söyler ve 8-10 kitabı hızlıca okumaya başlardım. Kitabın konusu, anlatım tarzı, üslubu ilgimi çekerse bir kenara ayırır diğerlerine geçerdim. Zaten şimdilerde çokça paylaşılan kitap özetlerinden ve zamanı olmayanlara yönelik hazırlanmış sitelerden gördüklerimi o zamanki tecrübelerim ile de birleştirince anlıyorum ki bazı kitapların vermeye çalıştığı mesajlar bir cümle ile özetlenebiliyor.

Hatta bu konu üzerine oluşturulmuş sayfalar bulmak bile mümkün: http://oneormorewords.tumblr.com/

Mirzakarim Norbekov’un kitabını elime aldığımda yazılanlar o kadar çok hoşuma gitmişti ki kitabın yarısını bir çırpıda bitirmiştim. Aslında bilgiyi doğrudan vermek yerine konuyu kaynatmaya, sadece yeterince sabreden, okumaya devam eden kişilerin kitabın verdiklerini almasını geri kalanlarının ise faydalanmaması için doğal bir seleksiyon yapmaya çalışıyor gibiydi. Gerçek sebebini kendisinden başkası bilemez tabii ki, en fazla yorum, tefsir, şöyle demek istedi, böyle bir düşünce ile yola çıktı diyip uydurabiliriz. Ne yazık ki son zamanlarda bu yazar adına konuşma tarzı yorumlarla hem gazetelerde hem de sosyal medyada oldukça sık karşılaşmaktayız. Bunun doğru bir varsayım ile başlamadığını düşünmekle birlikte konumuz ile bağlantısı biraz zayıf olduğundan yeri gelecek başka bir yazıda paylaşabiliriz.

Aptalın Deneyimi, Aklını Başına Toplamak için Rehber kitabını aldım ve o akşam bitirdim sanıyorum. Sonrasında çıkan serinin devamı niteliğindeki diğer kitabını da aldım. Verilen mesaj basitti: “gülümse ve dik dur”. Ne kadar üzgün olursanız olun, hatta ağlıyor bile olsanız, ayna karşısına geçip de gülmeye çalıştığınızda gülümsüyor, güldükçe de duruma devam ediyor, gülmekten ağlama noktasına gelip yine gülüyordunuz. Aslına bakarsanız dik durma ile ilgili konu da oldukça etkiliydi. Yıllarca spor yapıp kas geliştirmek yerine bedeninizin farkına varıp dik durmanız hem sağlığınız açısından hem de verimliliğinizi arttırmada başarılı oluyor gibiydi. Belki de bu yöntemlerin ikisi de plasebo (şeker hap) dediğimiz bir etkiye sahip de olabilir ama insanın kendi ile ilgili düşüncelerini değiştirdiğinde fiziki olarak da değişime uğrayabileceğini göstermesi açısından oldukça başarılı diyebiliriz.

Hala kitap okuyan insanlardansanız Norbekov’un kitaplarını okumanızı, en azından incelemenizi tavsiye ederim. Kitabın sonunda uygulayabileceğiniz ve gözlüklerinizden kurtulabileceğinizi iddia eden bir yöntem de bulunmakta. Yeni yıldaki hayatınızla ilgili yeni başlangıçlar ve yeni planlar için de iyi olabilir.

Norbekov ile ilgili Türkiye’de de bir oluşum var, ayrıntılarını pek bilmiyorum ama bir enstitüsü olduğunu ve eğitim de alabildiğinizi hatırlıyorum. http://www.norbekov.org/ adresinden inceleyebilirsiniz.

Timurlenk’in de söylediği gibi: “Komuta edemediğim 10000 adamım olacağına, komutam altında olan 10 adamım olmasını tercih ederim.”